dün akşam seni andık
özlediğimizi fark ettik
şaka maka uzun zaman oldu ki bu uzun zaman toplamda 13 güne tekabül etmekte
seviyoree hayatım seni
şurayada girmeye başla artık adamın canını sıkma
ahanda girdim işte ama artık sen yoksun :(
evimize gidelim
sırtını keseleyesim var
gelmesin o, gitmiyim ben hıhh
evimizin erkekinle doğru konuş
edebini takın
yoksa aq.rum çok afedersin
hea ikiniz bir olun böle tabi dövün küçücük çocuğu hıhh
biri pizza biri eyfel kulesi gibin zati hıhh
yedi göllere gidelim 1,5 tane göl görüp geri dönelim
annem de didi akçaya gidin
hobaa dünya 895
olur :s
hatta ben size 37.850.000 tl çıkarım :))
tl değil
ytl o
fakir ama gururluyus
895
ömrüm, kornetim, gelendee (:
biri bu gün seni sordu
o amca kim
dedi bana...
korktum kaymaklım
seni beğendi sandım
sefgilisi var didim
o benim çocukluk arkadaşım didim
merank etme kız değildi soran 895
yoksa direk numeronu verirdim 895
peheyyyy :))
amca mı :s
şşş
adamımmm
gel artık
dövecem yoksa çata çota çuta
aduuukettt
(:
Suskunuz... Hem de çığlık çığlığa bir suskunluk bizimkisi...
Bu konuşacak bir şeyimiz olmadığından değil. Konuşmaya çalıştığımız
şeylerin, alıştığımız yalnızlığımızdan uzaklaştırması aslında bizim
korkumuz...
İkimizde cesaret edemiyoruz. Öylesine alışmışız ki içimizde
büyüttüğümüz yalnızlığımıza. Seviyoruz onu. Bekli de yaşandığında yok olacağı
korkusu bizi tereddütte düşüren. Kaybetmekten korkacağımız bize ait bir şey
oluşturma kaygısı...
Sen yapamadığın hamlenin, hayatın boyu inanmak istediğin değerlere
sahip gibi gördüğün düzeni yok etme girişiminden Başka bir şey olmayacağını
düşündün hep... Bense yılların verdiği bir alışkanlıkla içinde var
ettiğim bana daha fazla acı vermemek için susmayı tercih ettim...
İçimden çığlık atarak susuyorum... Susuyorum... İçimde o kadar güzelsin
ki... Sana susuyorum...
Demiştim ya "yüreğim susmayı öğreniyor". Aslı yok. Sevdiğini
anladığında içinde duyduğun çığlığın yankısı hiç bitmiyor. O hiç susmayacak...
Her gün, her saat bana haykıracak, bağıracak, parçalayacak içimi. Benimse
yüzümde o gülümsemem yer edinecek tekrar...
Her soğuk üşütemediği gibi, her ateş de yakamazmış insanı... Üşüyorum;
alev alev üşüyorum... Hani saatlerce sessiz, tek kelime etmeden sana
bakışlarım var ya; gözlerinde beni ısıtacak olan anlamları yakalamaya
çalışma çabamdan başka bir şey değil...
Ve her yakaladığımda kaybettiğimi hissetmemden öteye gitmeyen
bekleyişler... Ve her kaybettiğimde yeniden yakalama çabam...
Irmaklar denizlerde
Denizler sahillerde durdular
Arayanlar hiçbir yerde
İnananlar dualarda buldular
Kimbilir sen
Benim halimde
Sakinliğimde
Ne buldun?
Bense yorgundum
Kendi kendime sokuldum
Uyuya kaldım
Aklımın iplerini saldım
O giderken bir an durup peşinden baktım
Ne dersin?
Umarım beni affedersin
Ne dersin?
Belki de terk edip gidersin
Gider misin?
beraber film izlemeyi özledim jb
evdeki kuşatma bitsede film izlesek jb
kimbilir belkide yeni evimizde izleriz 895
ben daha çok özledim jb
gülü geri yollayamadım, nasıl oluyo beceremedim :D 895
ahanda burdan yolladım say sende :D
vaay be panolardan görüşür olduk pis insan, evimizin kaçak erkeği hıııh
yahu bende bildiimden yollamadım onu herkes mesaj yasmış gülü yollayamadım die şoktayım ne gülü falan dedim bi an sooradan aklıma geldi :D
zaten bişiyide bilerek yapsak kafamı kesicem (:
ulen insan he yolladım derde gönlümüzü alır, güller feda olsun sana der hıııh
bi daha kola yapmiciim sana 895
İstanbul kırgın bu gece, İstanbul ağlıyor,
bende üzgünüm bu gece,biraz çakırkeyif, çokça kederli...
atsam diyorum kendimi dışarı
kaybolsam kalabalık yalnızlığımda,
oturup izbe bir meyhanede
bir bulsam, bir yitirsem seni dipsiz şişelerde...
İstanbul kırgın bu gece, İstanbul ağlıyor,
yapayalnız...tıpkı benim gibi kızkulesi...
''gelsin'' diyor..''gelsinde kaldırsın üzerimdeki laneti..''
deniz desen uğultulu, sanki bu akşam inadına daha bi tuzlu...
tıpkı beklenenin teni gibi...
İstanbul kırgın bu gece, İstanbul ağlıyor,
şarabın tadı yok, rakı desen...
o merette eskisi gibi çarpmıyor.
İstanbul kırgın bu gece, İstanbul ağlıyor,
Ben İstanbul'um bu gece
sana sesleniyorum yüreğimin efendisi
gel, gel de kaldır tüm lanetleri,
tadını bulsun içkilerim dudaklarında.
biliyorsun Ben İstanbul'um bu gece,
gel ve benden geri dönme..
Melek, Sar kederli kanatlarını bana
Koru beni günahın dünyasından
Böylece tekrar yükselebilelim
Melek, Birşekilde yolumuzu bulabiliriz
Bulundugumuz dünyadan kaçabiliriz
Başladıgımız yere
Biliyorum bulacagız
Daha iyi bir yer, birazcık huzur
Sadece tüm istediginin bu oldugunu söyle, senin ve benim için
Melek hatırla nasılda güneşi kovaladıgımızı
Sonrada geceleri yıldızlara ulaştıgımızı
Sanki yaşamlarımız yeni başlamış gibi
Gözlerimi kapadıgımda duyuyorum kadefi kanatlarını, aglayışını
Kollarımı açmış bekliyorum, göremiyormusun?
Melek ışıgını gönder bana
Melek bir kez daha karşılaşacaz, dua edecem
Tüm günahlarımdan arındıgımda
Beni kanatlarının içinde tut
Melek götür beni uzaklara
Sar kederli kanatlarını bana
Melek al beni götür uzaklara
Şimdi sar kederli kanatlarını bana
Böylece tekrar yükselebilelim
(: